Laf başı geldi mi Zekai Kafaoğlu hırsız(!) Onun döneminde iş alan firmalar yolsuz(!) Ama o dönemde avanta peşinde koşan suyun başını tutan Yavuz Subaşı da sütten çıkma ak kaşık öyle mi?

İstanbul’da kolundan tuttuğun müteahhiti belediyelere getirip iş bağlamaya çalışan sen, belediyeye iş yapan firmadan avanta cep telefonuna bile tenezzül eden sen, ortamlarda duyar kasan yine sen! Biz senin gibileri çok gördük, malesef bu memleketin kaderi oldunuz

SAHİPSİZ BALIKESİR

AK Parti, Balıkesir tarihinde hiç bu kadar dağınık, hiç bu kadar milletten uzak ve hiç bu kadar sahipsiz olmadı. Balıkesir’in caddelerinin, sokaklarının adını bilmeyen, iki kelimeyi bir araya getiremeyen avam tipleri milletvekili diye gözümüze sokup “Buna oy vereceksiniz” dediler. Sonuç ortada.

KAFAOĞLU GÜNAH KEÇİSİ

Zekai Kafaoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemini hatırlayın. Yaptığı her ihale, verdiği her doğrudan temin tartışılır hale geldi. İşin doğrusu günah keçisi oldu. Ama o dönemde Kafaoğlu’nun arkasına saklanıp avanta peşinde koşanlar paçayı sıyırdı. Yani Kafaoğlu hırsız, bunlar ağabey(!) oldu.

GEL HÜSEYİN GİT HÜSEYİN

Bir günah keçisi de o dönem belediye ile sık çalışan iş adamı Hüseyin Aycan’dı. Aycan, belediyeye iş yapıyor ya “Git şu bürokrata bir takım elbise al. Bu milletvekiline cep telefonu al. Öbürüne açıktan para ver vs..” diye diye adamın iliğini kemiğini kuruttular. Peki kimdi bu yiyiciler?

EN HIZLI YİYİCİYDİ

İşte o dönemin en hızlı yiyicilerinden birisi de Yavuz Subaşı’ydı. Önce Büyükşehir’e Genel Sekreter Yardımcısı olarak gelen ardından milletvekili olan Subaşı işleri büyüttü. Subaşı, İstanbul’da tanıştığı ne kadar yol yordam bilen(!) müteahhit varsa kolundan tutup Balıkesir’e getirdi.

Çık gerçekleri anlat Aycan

Hüseyin Aycan. Reis sevdalısı olduğunu ve ne yaptıysan davaya faydası olsun diye yaptığını biliyoruz. Ama karanlıkta kalan gerçekler adını kirletiyor
Sevgili Hüseyin Aycan; öncelikle sen bu memleketin çocuğusun, yılların esnafısın, sektöründe kimse eline su dökemez. Biz seni dürüst, mert ve AK Parti sevdalısı biliriz. Şimdi çık söyle; sen bu Yavuz Subaşı’na, Kafaoğlu’nun talimatıyla faturasını ve IMEI numarasını muhafaza ettiğin cep telefonu hediye ettin mi etmedin mi? Çık konuş, kimin ne mal olduğu ortaya çıksın!