Sonbaharın gelmesiyle birlikte artık sıcak havaları unutur olduk. Her ne kadar bir gün sıcak bir gün soğuk ta olsa kışın gelmesine hazırlanıyoruz. Sabah evden çıkarken bakıyoruz ki hava soğuk ona göre giyiniyoruz.

Ama gel gör ki güneş birden sıcacık yapıyor ve biz kalın giysilerle kalmış oluyoruz. Ya da tam sıcakken birden hava değişiyor gök gürültüsüyle beraber yağmur başlıyor. Sonbaharın belki de en güzel yanlarından birisi bu gibi gözüküyor. Belki de bu yüzden sonbahar hızlı geçiyor. Çünkü bugün hava nasıl olacak derken koskoca bir mevsim geçmiş oluyor. Bir de yağmurdan sonra oluşan trafik sıkışıklığı var. O konu ise bir başka etkiliyor hayatlarımızı. Ama en üzücü olanı da yağmur yağdığı zaman sokakların adım atılacak hali kalmaması. İnsanların yağmurdan kaçışması ayrı bir de esnafın mallarını yağmurdan kaçırmaya çalışmaları ayrı. Her zaman bir telaşeli hayatımız. Bu durum sadece merkezde böyle değil. Dün yağmurdan etkilenen ilçelerimiz de vardı. Sokaklar caddeler yağmur suyuyla dolmuş sanki hayat felç olmuş gibiydi. Evet yağmur çok yağınca bu sıkıntılar var ama bir de barajlarımızı düşünmek lazım. Bir çok ilde ve ilçede barajlarda yağmurlar çok yağmadığı için barajlarda maalesef doluluk oranı azalmakta. Çiftçilerimiz ilerleyen zamanlarda sıkıntıya düşebilir. Bir çok çiftçi arazilerini sulamak için baraj sularından faydalanıyor. Bu durum geleceğimiz açısından sıkıntılı bir hal alıyor. Özellikle de bugünlerde su eskisinden daha fazla kullanılıyor. Virüsten korunmak için her şeyi yıkar hale geldik. Bu dönemde boşa akıtılan her suyun bize zararını düşünerek davranmamız gerekiyor.