“İnsanlar kötülüğü, arzuları kuvvetli olduğundan değil, vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar... İşte bu yüzden ben, mükemmelliği vicdanda ararım. Çünkü vicdanı eksik olan başkalarına zarar verir.”

Bir kaldırın bakın etrafınıza. Kaldı mı vicdanlı insan? Hiç gözünüze çarpıyor mu şu sıralar? Daha çok önümüze çıkan haberler belli. Biri güvercinleri ezer, biri koyun çalmak için köpeği zehirler... Bu böyle sürer gider. Artık daha kötü duruma gelen bir şey var. İnsanların hepsi, vicdansız insanların aramızda yaşamalarına alışmış. Hiç mi içiniz sızlamaz? Bir cana zarar geldiğinde nasıl rahat uyuyorsunuz yatağınızda? Vicdansızlığa ses çıkarmaz duruma geldi bütün insanlık.

Birçok insanda vicdan kalmamış. Kaldırın başınızı bir bakın. Veya vicdanın ne olduğunu anlatmaya çalışın karşınızdaki kişiye. Sizi anlıyor gibi görünürler fakat hiçbir şey anlamazlar aslında. Çünkü artık o insanın içi körelmiştir. Çevrenizi de kendinizi de gözlemleyin. Verilen kararları, söylenilen yalanları düşünün. İşte o zaman göreceksiniz kimsede vicdan kalmadığını. Bir insanın canı yandığında sizin canınız yanmıyorsa bu da vicdansızlıktır. İnsanın içinde biraz olsun acıma duygusu olmalı.

Evet, çevremizde vicdansız insan çok olabilir. Fakat şöyle de bir durum var ki, vicdansız insanlara ses çıkarmayan insanlar da vicdansız olma yolundadır. Alışmayın böyle hayata. Giden canlara sessiz kalmak vicdanlı insanlara yakışmaz. Aslında vicdansızlığın ne kadar büyük bir sorun olduğunun farkına varmalıyız. “Çünkü vicdanı eksik olan başkalarına zarar verir.”