“Kar taneleri ne de güzel anlatıyor. Birbirine zarar vermeden yol almanın mümkün olduğunu..” Mevlana

Oysa bir de bizlere bakın. Yaşadığımız şu topluma bakın! Herkes birbirine karşı kin besler biçimde. Zarar vermeden yol almak mümkünse neden bir türlü yapamıyoruz bunu? Neyi alıp veremiyoruz kendi aramızda? Bizi bu yola sürükleyen şey ne? Birbirimize karşı sürekli olan içimizdeki öfkenin sebebi ne?

Kötülerin arasında sıkışıp kaldık. İyiler artık görünmüyor bile. Neden uzaklaşıyoruz bu kadar insanlığımızdan? Hani demezler miydi; Türk insanı eli açık, cömert, vefakar, misafirperver... Şimdi insanların yanına yaklaşmaya korkuyoruz. Türkiye elden giderken hepimiz birlikte hareket ederiz iyi güzel, ama hele birinin canını alsınlar sesimiz çıkmaz. Kimden neyi saklıyoruz? Utanmak mı gerekiyor, hep beraber utanalım. Ama bir can herhangi bir sebepten gitti diye değil! Biz insanlar bunun karşılığında sessiz kaldık diye, bunun olmasına sebep olduk diye UTANALIM!

Her insanın dayanabileceği bir raddesi, sınırı, taşabilecek bir sabrı vardır. Sizin sabrınız ne zaman taşacak? Taşması için daha neler olması gerekiyor bu ülkede? İşlenen cinayetler, tecavüzler, kesilen ağaçlar, canına kıyılan hayvanlar, iç içe olduğumuz aynı havayı soluduğumuz kötü insanlar... Tüm bunlara ve daha fazlasına hala nasıl göz yumabiliyorsunuz?

Her şeyi geçelim de sil baştan başlamak için daha fazla geç kalmayalım. Ne kadar artık bir umut kalmasa da insanlığımızı hep beraber bir şekilde geri kazanalım...