Son günlerin gündemi Haziran ayı sonunu  kutlama haftası adı altında meşrulaştırmaya çalışan  LGBTQ’lilerin “Onur Yürüyüşü” adı verdikleri eylem. Hiç şüphesiz inanan, vatanına ve yaradılışa karşı vazifelerini bilen, fikirce uyanık ve ahlâkça dürüst hayat sürdürme idealinde olan her bir birey veya bu idealler uğruna faaliyet gösteren her bir topluluk da meşrulaştırılmaya çalışılan bu ahlaksızlığa karşı duruşunu Elif gibi dimdik göstermektedir.

Eşcinselliği bir insan hakkı olarak sunmaya çalışsalar da “cinsel tercih hakkı” şeklinde bir insan hakkı yoktur.  Sapkın ve toplum için zararlı bir cinsel yönelimi tercih hakkı şeklinde bir hak olamaz. Nasıl “pedofili hakkı” gibi bir hak yoksa LGBTQ hakkı diye de bir hak olamaz.

Elbette cinsel yönelimleri yanlış olanların da temel hak ve hürriyetleri vardır ve korunmalıdır. Tedavi edilmeleri ve topluma entegre edilmeleri kendileri için de toplum için de en elzem haklarıdır. Ancak kimsenin sapkınlığı yayma ve normalleştirme hakkı yoktur. LGBTQ bireylerinin tedavi olmaları ve topluma entegre olmaları için gerekli tedbirleri almak, sosyal devletin gereğidir.

Peki Neden karşıyız?

*Kimliklerini cinsel arzuları üzerinden tanımlayan her türlü hareket ahlaki değerlerimizi dinamitlemeye çalışan eylem olduğu için,

*Toplumun hatta insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam etmesinin engellendiği için,

            *Toplumun temel yapı taşı olan aile kurumunu yıprattığı, yozlaştırdığı ve toplum yapısını bozduğu için,

* Küresel bir saldırganlıkla fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin ve nesillerin yetişmesinin engellendiği için,

            * Kuran-ı Kerim’in birçok ayetlerinde yasaklandığı gibi eşcinsellik, zina haram kılındığı için,

*Başta AIDS olmak üzere, cinsel yolla bulaşan hastalıkları arttırdığı için

ŞİDDETLE KARŞIYIZ.

 

Sosyal devlet olmanın gereği olarak Anayasanın 58. maddesinde Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” devletimizin de bu tür sapkınlığa ulaşan hareketlere karşı gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

Kimliklerini yalnızca cinsel arzuları üzerinden tanımlayan, Türk toplumunca on binlerce senedir kabul görmüş ahlâk, örf ve değerleri çiğneyen, devletin bir gence yüklemek istediği müspet kimlikleri reddeden, bunu da faşist bir dil ve tutumla gerçekleştiren, kendileri gibi düşünmeyenleri ayrıştıran ve ötekileştiren LGBTQ hareketine karşı önlem almaya aileden başlamalı, eşcinsellik eğilimlerin 6-7 yaşlarında belli olabildiği ifade edildiği için bu eğilimlerin erken yaşta tespiti konusunda uyanık olunmalı, bu konularda eğitimli olmalarını ümit ettiğim rehberlik/danışmanlık hizmeti veren öğretmenlerin öğrenciyi ve velileri doğru yönlendirmesinin sağlanması, Anayasanın “insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” ve “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” hükmüne göre RTÜK’ün  görsel medyada bu sapkınlığın şirin gösterilmesine ve propagandasının yapılmasına yönelik faaliyetlere engel olacak tedbirler alması, Bilgi Teknolojileri Kurumunun, çocukların ve gençlerin zihinlerinin bulanmasına neden olan özellikle de eşcinsel sapkınlıkların yer aldığı pornografik web sitelerine erişimi engellemesi, cinsel bozuklukların beslenme alışkanlıklarından da kaynaklandığı tespitinden yola çıkarak Sağlık Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliği ile güvenli gıda tüketimi için çalışmaların yapılması, güvensiz gıdaların yasaklanması gibi alınacak bir takım önlemlerle insanlık onurunu çiğneyen fıtrata aykırı, anormali normal gibi göstermeye çalışan zihinleri bulandıran LGBTQ sapkınlığına karşı alınabilecek temel önlemler olabilir.

 

Gençliğin anlam ve değer dünyasını yıkma, gençliği kendi sapkın kimlikleri üzerinden tanımlama, gençliğin davranma, düşünme hürriyeti ile cinsel ve fiziksel bütünlüğünü kaybettirme girişimlerine karşı daha fazla geç olmadan alacağımız önlemler sinemizde barındırdığımız ahlaki değerlerimizi koruma ve yaşatma çabamızı güçlendirecektir.