Koronavirüsü vakası son günlerde hızlı bir şekilde salgın haline geldi. 11 Mart’ta görülen ilk vakadan sonra 3, 5, 10 derken sayı binlere ulaştı. Hal böyle olunca tedbirlerde daha da sıklaştırıldı. İlk önce insanların toplu halde bulundukları bar, pavyon, eğlence merkezleri kapatıldı. Ardından kahvehaneler, kafeler kapılarına geçici olarak kilit vurdu. Diyanet İşleri Başkanlığı, cemaatle kılınan Cuma namazını salgın tehdidi geçesiye kadar camilerde kılınmaması kararı aldı. 65 yaş üstü ve kronik hastalar bu virüsten en çok etkilenen ve ölüm riski yüksek olan gruptu. Yetkililer bu gruplara evlerinden çıkmamaları yönünde birçok kez çağrıda bulunmasına rağmen sokaklara özellikle 65 yaş ve üstü insanların çıktığı gözlendi. Son olarak İçişleri Bakanlığı 65 yaş ve üstü ile kronik hastalığı bulunanlara yönelik sokağa çıkma yasağı getirdi. Tüm bu tedbirlere rağmen virüsün yayılması hızlı bir şekilde devam ediyor. Her geçen gün sayı artıyor ve bu böyle devam ettikçe devletin bundan sonraki adımının genel  sokağa çıkma yasağı ilan etmesi bekleniyor. Devlet kurumları dezenfekte işlemleriyle, kamu hizmetlerini web ortamında yapılmasını sağlayarak, bazı sınırlama ve yasaklarla hastalığın yayılmaması adına üzerine düşen görevi yerine getiriyor. Bundan sonrası vatandaşın gayreti ve isteğiyle devam edecek. Bu kadar tedbire rağmen devlet herkesin başına bir güvenlik görevlisi verecek değil. Herkes başta kendisi ve yakınları için karantina kararına uymalı.  Evde oturmak, bir şeyler yapamamak zor olsa da toplu cenaze merasimlerinden daha iyidir. Bu hastalığın en çok etki yaptığı İran ve İtalya’da günde yüzlerce kişinin cenazeleri toprakla buluştu. Hem de öyle toplu dini merasimle değil poşet içinde hiçbir yakınının olmadığı şekliyle.