Sonunda yaz mevsiminin iteleyerek ,sonbahar mevsimine taşıdık.

Çok şükür koronaya da yakalanmadan mucizevi şekilde Eylül ayını gördük. Yasaklarında yeniden gündeme gelmesi de ayrıca beni sevindirmedi değil. Eskisi gibi doğa içinde sonbaharı karşılayamayacak olsam da ,eylül hoş geldi.

Eylül ayı en sevdiğim aylardan biridir. Havalar yavaş yavaş sıcaklığını azaltırken, doğanın da kendini yenilemek için o şahane sarımtrak renge bürünüyor olması ayrıca beni mest ediyor.

Hem sonbahar mevsimi hiç sevilmez mi? Hele ki Eylül ayı bir tutku olmuştur.

Eylül ayı benim için kızıl renginin ve sarımtrak renginin birlikte raksıdır. Ruhum ve ruhlarımız daha melankolik olur.Bir de hafif yağmur oldu mı işte o anın hiç bitmesini istemem.

Elimde çayım,balkon karşısında sararan yaprakların rüzgara karşı şarkışar söylemesi alır beni götütür.

Malum dünya ve Türk edebiyatında da gerekse dünya sinemasında da eylülün yeri ayrıdır.

Eylül şiirler ve şarkılar yazılır.Filmlerin de en özel sahneleri yine iki sevgilinin son bahar yaprakları arasında yürümesidir.

Eylül başka güzeldir. Eylül ayı insanın ruhunu dinlendirir.Her şeyden uzak bir şekilde insanın ruhuna ayrı bir pencere açar. Ayrılanlar kavuşmayı eylüle erteler gibi olur.Kalan kişi eylülde sevgilisini bekler. Yeni bir dönem açılır. Bedenen ve ruhen eylülde her şeye başlangıç yapılabilir.

Eylül o kadar güzel ki, çıkın dışarı ve eylül ayının tadını içinize ve gözlerinizs sindire sindire çıkarın.

İmkanınız varsa da tabitat içinde bu anları yaşayın .

Buraya da sevdiğim şair sevgili Atlilla İlhan'ın sevdiğim şiiri Yağmur Kaçağı'ndan bir dize bırakıyorum.

 

Geceleri bir çarpıntı duyarsan

Telâş telâş yağmurdan kaçıyorum

Sarayburnu’ndan geçiyorum

Akşamsa eylülse ıslanmışsam

Beni görsen belki anlayamazsın

İçlenir gizli gizli ağlarsın

Eğer ben yalnızsam, yanılmışsam

Elimden tut, yoksa düşeceğim

Yağmur beni götürecek yoksa beni