.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunca "Sosyokültürel Değişim ve Diyanet Hizmetleri" başlığıyla düzenlenen "6. Din Şûrası" kararlarını geçtiğimiz iki haftada iki makale ile sizlere sunmuştum. Şimdi de bu bilgiler ışığında değişimin gençlerimizin değer yargılarını nasıl etkilediğini/değiştirdiğini irdelemeye çalışacağım.

Genel olarak dünyada özelde ise Türkiye’de meydana gelen kitlesel ve sosyal değişimler, bireylerin değer yargılarını da etkilemiştir. Sanayileşme ve kentleşme kişiyi kalabalık gruplar içerisinde yalnızlaştırma ve değersizleşmeye doğru iterken, teknolojik gelişmeler özellikle medya iletişim araçları bilgi paylaşımını hızlandırmıştır.

Kültürümüzün temel taşlarından dürüstlük, yardımseverlik, şefkat gibi değerler “kime göre, neye göre” sloganıyla sorgulanır hâle geldi. Böylesi değişken bir ortamda doğan ve bugün kendi kimliklerini oluşturmaya çalışan gençlerin hayatlarını üzerine oturtacakları temel değerleri bulup benimsemeleri zorlaşmıştır. Gençler ve değerler konusuna yaklaşımımızda ilk göz önünde tutmamız gereken husus, içinde bulunduğumuz çağın hızla değiştiği gerçeğidir. Dolayısıyla bir önceki nesillerin büyüyüp geliştiği şartlar ile gençlerin içinde bulunduğu şartlar aynı değildir. Yetişkinler tecrübeli olsalar da teknolojiyi kullanmak gibi bazı konularda gençlerin gerisinde kalmışlardır. Bu durum, anne-babaların çocuklar üzerindeki yönlendiriciliğini sınırlandırmıştır. Gençler artık içinde bulundukları çevreyi kat kat aşan her türlü bilgiye çok hızlı bir şekilde ulaşabilmektedirler. Dünya değiştikçe gençlerin hedefleri, hayata bakışları ve değerleri de doğal olarak farklılaşmaya başlamıştır.

Gençlerin bireysel, sosyal ve internet ortamından gelen uyarıcı bombardımanları altında olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sosyoekonomik adaletsizlik, sosyal düzen ve ailenin beklentileri gibi unsurlar gençleri rekabetçi bir yaklaşımla başarılı olmaya itmektedir. Sanal dünyada ise genç, hiçbir sınırlama olmaksızın özgürce hareket edebilmektedir. Sanal dünya gerçek olarak algılanmadığından oradaki eylemlerin değerlere uygun olması gerektiği de çoğu zaman düşünülmemektedir. Özellikle akran grupları arasında gençlerin kabul görmeleri için sanal kimliklerinin belirleyici bir rol oynadığını göz ardı etmemek gerekir.

Değerler açısından gençlerin hayata bakış açılarını bir bütün olarak değerlendirdiğimizde kendi kendimize şu soruyu sorup cevabını vermemiz hayati öneme haizdir: “ Gençlerimize insani, evrensel ve ahlaki değerlerimizi aktarmak ve benimseterek, bu değerlerin onların hayatlarına yön veren unsurlar olmaları için neler yapabiliriz?” Birkaç öneri şu şekilde sıralanabilir: 1. Gençlerin hem gelişim dönemi özelliklerini, hem de içinde yaşadıkları dünyanın şartlarını bilmek onları anlamamıza yardımcı olacaktır. “Bizim zamanımızda...” diye başlayan cümleler bugünün şartlarına uymayabilir. 2. Gençlere “benim için değerlisin” mesajı verecek davranışlarda bulunabiliriz. Gençler aile veya arkadaşları içerisinde kendilerini önemli hissettiklerinde dış tehditlere karşı daha güçlü olacaklardır. 3. Topluma katılma noktasında gençlere gösterdiğimiz hedeflerin öncelik sırasına dikkat etmeliyiz. Dünyevi amaçların yanı sıra, daha iyi bir insan olmak için uhrevi sorumluluk bilinçlerini geliştirmelerine destek olmalıyız. 4. Sanal dünyada açılan sahte hesap, yalan haber gibi konularda çok hassas davranmamız gerektiğini her fırsatta dile getirelim. Gençlerimize oto-kontrol mekanizmasını kazandırmak için rehberlik edelim. 5. En önemlisi bu değerlerimizi gençlerimize benimsetmek için öncelikle kendimizin yaşaması gerektiğini hiç unutmayalım. Model alarak öğretmenlerin etkisi çok önemlidir. Gençlerin iyiyi doğruyu güzeli seçmesi bunları seçen örnekleri görmesiyle doğru orantılıdır.

Fahri SAĞLIK

Karesi Müftüsü