Güzel şeyler olsun diye beklemeyi kendimize huy edinmişiz. Peki nereye kadar? Ömrümüzü beklemekle mi geçirip duracağız? Pardon da bu şekilde bizler sadece ömrümüzden zaman çalıyoruz. Anın tadını yaşamak yerine o beklediğimiz her neyse olsun diye beklemeye devam ediyoruz. Belki de vazgeçmek lazım. Beklemekten vazgeçmek...

En basitinden eğlenmek için hafta sonunu beklemeyelim mesela. Evet biliyorum, hafta içi çalışıyoruz gündüzleri bir şey yapamıyoruz ama akşamları evde ailemizle eğlenmeyi deneyelim. O kıymetini bilmediğimiz anlar aslında o kadar kıymetli ki... Bunu anlamak için kaybetmeyi de beklemeyin. Her şey vaktinde ve yerinde güzeldir.

Beklediğimiz şeylerin yalnızca bir adı oluyor. Aslında tüm insanlar mutluluğu bekliyor. Çünkü o bekledikleri olduğunda mutlu olacaklar. Oysa ki mutluluk beklemekle gelen bir duygu değildir. Biraz da bunun için çaba sarf etmeniz gerekir. Veya o beklediğiniz şeyden vazgeçmeniz...  O zaman göreceksiniz ki mutluluk vazgeçtiğiniz anda size gelecek. Beklemekle harcadığınız ömrünüzden ne çok şey kaybettiğinizi fark edeceksiniz.

Bırakın beklemeyi. Hayata güzel bakmayı deneyin. Sevmeyi, kıymet bilmeyi, kıymet vermeyi deneyin. İşte o hala beklemekte olduğunuz şeyden vazgeçtiğinizde gerçekten mutluluk sizinle olacak. Bir şeye ömrünüzü adayıp da çevrenizde olan güzellikleri kaçırarak zaman kaybetmeye gerek yok. Çünkü ömür dediğimiz şey çok fazla kısa...