AK Parti Ocak Ayı İl Danışma Meclisi toplantısı Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın katılımıyla gerçekleştirildi. AK Parti’nin 17 yılda birçok tehdit ve yaptırıma karşı geldiğini belirten Ünal, “Bize diyorlar ki; Türkiye’ye yaptırım uygularlar. Ben size soruyorum; kapatma davası bir yaptırım değil miydi? 367 bir yaptırım değil miydi? Gezi bir yaptırım değil miydi? 17-25 Aralık yargı darbesi bir yaptırım değil miydi? Terör bir yaptırım değil miydi? 15 Temmuz bir yaptırım değil miydi? Biz bu yaptırımların hepsini paramparça ettik.

AK Parti’nin bir ahlak hareketi olduğunu vurgulayan Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, AK Partili olmanın önemli bir ahlakı gerektirdiğini, ahlaki bir duruş gerektirdiğini belirtti.  Dertlerinin arzuları, nefsi, makam-mevki olanlardan hiçbir şey olmayacağını kaydeden Ünal, amaçlarının ülke, millet, bayrak ve iman olduğunu ifade etti.  17 yılda önlerine çıkan her türlü tehdit ve engele karşı yollarına emin adımlarla devam ettiklerini dile getiren Mahir Ünal, “. Bu kutlu yürüyüşün devamına dair birilerinin korku endişe yaydığını görürseniz, ondan uzak durun. Çünkü biz Recep Tayyip Erdoğan’ın gözlerinde hiçbir zaman kaygı ve endişe görmedik. Hiçbir zaman korku görmedik. Biz Tayyip Erdoğan’ın gözlerinde en küçük endişe ve şüphe görmedik. 15 Temmuz’da gözlerinde endişe ve korku görmedik. 17-25 Aralık’ta Recep Tayyip Erdoğan’ın gözlerinde en ufak bir kaygı görmedik. Tayyip Erdoğan’ın gözleri her zaman çakmak çakmak cesaret ve iman doluydu” dedi.  İl Danışma Meclisi’ne; İl Başkanı Ekrem Başaran, Milletvekilleri Adil Çelik, Belgin Uygur, Yavuz Subaşı, Mustafa Canbey, Mutlu Aydemir, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, ilçe belediye başkanları ve parti yöneticilerinin katıldı.

 

BAŞARAN “ÖZNESİ BALIKESİR OLAN HER KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

 

İl Danışma Meclisi toplantısının açılış konuşmasını yapan AK Parti İl Başkanı Ekrem Başaran, “ Malumunuz Cuma günü Recep Tayyip Erdoğan tarafından İl Başkanlığı görevine atandım. O günden bu yana il başkanlığı görevini hakkıyla yapmaya çalışıyorum. Bu süreçte AK Parti’nin neferleri arzu ettiğimizin üzerinde yönetimlerde görev almak için müracaat ettiler. Buralardan kendilerine teşekkür ediyorum. AK Parti dinamik bir yapıdır ve görev alacak arkadaşlarımız bu davanın parçasıdır. Her AK Partili ölesiye kadar AK Partilidir. AK Parti’de görev değişikliği olur ama bir şey değişmez o da dava adamlığıdır. Yeni oluşacak yönetim kuruluyla birlikte bayrağı daha yukarı taşıyacağız. Biz Balıkesir teşkilatları olarak öznesi Balıkesir olan her konunun takipçisiyiz. Bu bizim çalışmalarımızın en ekseni olacaktır. Vazifemizi sorumluluğumuz ağır. Yapmamız gerekende azimle, sebatla çalışmaktır. Biz vazife ve görev neyse onu yapmaya çalışacağız” dedi.

 

ORKAN: “SOSYAL MEDYADAKİ ETİK  KURALLARIN GELMESİNE ÇOK SEVİNDİM”

 

İlçe belediye başkanları adına konuşma yapan Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan ise AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal tarafından açıklanan sosyal medyaya yönelik etik kuralları çalışmasının yerinde bir hamle olduğunu kaydetti.  Orkan, “ Ben çiçeği burnunda bir belediye başkanıyım. Bu konuda bizden tecrübeli belediye başkanlarının tecrübelerinden faydalanıyor ve Cumhurbaşkanımıza layık bir belediye başkanı olmaya çalışıyoruz. Biz bunu yapmamız da en büyük önem Büyükşehir Belediye Başkanımız ve ilçe belediye başkanlarımızın katkısıyla oluyor. Dün Genel Başkan Yardımcımızın televizyonda sosyal medyayla ilgili etik kuralların olacağını söylediğinizi gördüm. Buna gerçekten çok sevindim. Sosyal medyayı hepimiz kullanıyoruz ve şu an çok etkili. Bunu kötü amaçla kullanmak isteyenler var bunların engellenmesi gerekiyor” dedi.  

 

YILMAZ: “EMİN ADIMLARLA  BALIKESİR’İ ŞAHA KALDIRACAĞIZ”

 

Belediye çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek konuşmasına başlayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, istişare ve planlamayla geçen 2019 yılının ardından 2020 yılıyla birlikte yatırım ve hizmetlerin art arda gerçekleşeceğini söyledi.  Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “ 31 Mart'ta 10 belediye başkanımızla beraber görevi devraldık. 20 ilçe belediye başkanımız, teşkilatımız ve Cumhur İttifakı'nın tüm meclis üyeleri ile beraber şehrin her köşesine nasıl hizmet edeceğimizi planladığımız toplantılar yaptık. Ayrıca 36 bin vatandaşımız ve 1900'ün üzerinde kanaat önderi ile istişareler yaptık.  AK Parti'nin bir düsturu var o da katılımcı belediyecilik yani istişareye dayalı belediyecilik. Bununla ilgili vazifelerimizi yerine getirmek için 20 ilçe belediye başkanımız ve teşkilatımızla bir araya geldik. 6 ayımızda; şehrin ihtiyaç duyduğu hizmetler neler? Hangi konularda hızlı hareket etmeliyiz? Neleri daha güzel hale getirebiliriz? sorularına yanıt aradık, stratejik planımızı tamamladık.  Sayın Cumhurbaşkanımız 11 maddelik bir manifesto ilan etmişti. Seçim beyannamemizi hazırlarken bunu rehber aldık, şimdi projelerimizi bunlara göre yapıyoruz. 6 ay içerisinde bir yandan belediyemizin altyapısını oluştururken diğer yandan da şehirlerin yarıştığı bu ortamda 5 senede Balıkesir'imize kazandıracağımız projeleri belirledik.  Şimdi sahaya inme vakti. Ocak ayı itibarıyla 2020 bütçesini kullanmaya başlıyoruz. Her ilçemiz ile ilgili aynı anda, eşit bütçe ile insana dokunan hizmet ve projelerimiz var. Hiçbir ilçemizi ihmal etmemek için bütçemizi çok iyi planladığımız bir süreç geçirdik. Emin adımlarla ilerleyip Balıkesir'i şaha kaldıracak, hizmete doyuracağız.

Son günlerde 2015 yılında yaşadığımız senaryoların aynısını yaşıyoruz. Birilerinin sürekli gündemine geliyoruz. Ama hiç korkmayın; yönetim olarak il başkanımızla, ilçe belediye başkanlarımızla sizlerin yüzünü yere eğdirecek hiçbir hareketimiz olmadı, olmayacak.  10 belediye başkanımız Büyükşehir Belediyesi'nin yükünü almak için ellerinden geleni yapıyor. Büyükşehir, çok büyük bir yapı. Çok sayıda şirketi ve komisyonu mevcut. Ben belediye başkanlarımızdan 'siz ilçelerinizin sorunlarına hakimsiniz. Bu sorunları aktarmak için sizleri Büyükşehir Belediyesi'nde görmek istiyorum' ricasında bulundum. Yükümüz ağır. Bununla ilgili spekülasyonlar yapıldı. Bizler kararlarımızı alırken, şehirle ilgili planlarımızı yaparken birlikte hareket ediyoruz.

 

CANBEY: “EĞER BİR HATA VARSA O HATA BİZDEDİR”

Balıkesir Milletvekilleri adına konuşma yapan Mustafa Canbey, teşkilatların her zaman ayakta olduğunu söyledi. “Biz bu teşkilatın muhabbetini biliyoruz, AK Parti’ye olan muhabbetini biliyoruz, Recep Tayyip Erdoğan’a olan muhabbetini biliyoruz.  Biz teşkilatın çalışmalarını seçim çalışmalarında gördük. Biz bu teşkilatın çalışmalarını caddelerde-sokaklarda ve milletimizin yanında gördük. Biz teşkilatlar olarak AK Parti’ye büyük hizmetler yaptık, cumhurbaşkanımızı asla mahcup etmedik. En son seçimde genel seçimlerde 5 milletvekili çıkararak bu teşkilat kendi davasına nasıl sahip çıktığını gösterdi. Yine aynı şekilde 31 Mart seçimlerinde muhalefet partisi genel başkanı Balıkesir’i alacağız da Balıkesir’i alacağız diyordu. Bu millet o muhalefet partisi liderine öyle bir tokat attı ki, bugün Balıkesir Büyükşehir AK Parti’de. Önümüzdeki dönemlerde Balıkesir’e hak ettiği hizmetleri yapmaya devam edeceğiz. Biz teşkilatımızı hiçbir zaman sorgulamıyoruz. Teşkilatlar bize bu kadar hak ettiğimiz verdikten sonra, Balıkesir bize bu kadar hak ettiğimizi verdikten sonra eğer bir hata varsa o hata bizdedir. Eğer bir kusur varsa o kusur bizdedir. Bundan sonra kusur işlemeden, hata yapmadan yolumuza devam edeceğiz” dedi.

 

 

ÜNAL: “AK PARTİ BİR AHLAK HAREKETİDİR”

 Avlu Kongre Merkezi’nde yapılan İl Danışma Meclisi’ne konuşan AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, “Bizim sadece görev ve sorumluluklarımız var. Görev ve sorumluluklarımız bizi eski ve yeni yapmaz. Çünkü biz makam ve mevki ile düşünenler değil, görev ve sorumlulukla hareket edenlerdeniz. Cumhurbaşkanımızın söylediği bir sözle başlamak istiyorum; siyasetin tek bir limanı vardır o da ahlaktır diyor. Biraz AK Parti ahlakı, dava ahlakı ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bir usta olarak bir siyaset ustası olarak onun siyaset ve ahlaka bakışıyla konuşmama başlamak istiyorum. Bizim öncelikli olarak ahlakımız Müslüman ahlakıdır. Bizler bin yıldır bu toprakta yaşayan ve bin yıldır bu ahlakı düşünceye, duyguya dökmüş olanlarız. Bu topraklar üzerinde insanı yaşat ki devlet yaşasın derken aynı ahlak anlayışıyla yaratılmışı yaratandan ötürü severiz derken, aynı ahlak anlayışıyla insan arasında fark görmeden bütün eşyayı bütün mahlukatı şefkatle, merhametle kuşatan ve yaratıldığı için yaratandan ötürü sevenleriz. Biz merhametin çocuklarıyız. Öncelikle olarak ahlakımıza buradan başlamamız gerekir. Biz kıskanmanın, hasedin, nefretin, öfkenin çocukları değiliz. Bizim semtimize kötülük uğramaz. Biz kıskançlığın, hasedin, hırsın değil, azmin, gayretin, çabanın, merhametin çocuklarıyız. Bizim meselelere hırsla bakmadığımız için sonuç almak gayretiyle bakmayız. Neden? Çünkü gayret bizden Tevfik Allah’tan diyenleriz. Biz sonuç almak için değil görev ve sorumluluğunu yerine getirmek için çalışanlarız. Biz aldığımız her nefeste imtihan olanlarız. Bizim mücadelemiz kuru bir iktidar kavgası değildir, biz bir ahlakı, bir ahlakı, bir inancı ayakta tutmak için çalışanlarız. Bizler kuru iktidar mücadelesi vermek için değil insanlığın ayakta durduğu değerleri ayakta tutmak için geldik. O yüzden AK Parti partilerden bir parti değildir. AK Parti bir ahlak hareketidir, millet hareketidir. AK Parti, milletin ta kendisidir. O yüzden AK Partili olmak önemli bir ahlakı gerektirir. Ahlaki bir duruşu gerektirir. AK Partili olmak; hırsın, hasedin, kıskançlığın yanında değil yardımlaşmanın, kardeşliğin, azmin yanında olmaktır. Birilerinin hırs yaptığını gördüğünüzde onu uyarın. Birilerinin hasetlik, kıskançlıkla hareket ettiğini gördüğünüzde onu uyarın” dedi.

 

ÜNAL: “BİZLER RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN GÖZLERİNDE ENDİŞE VE KORKU GÖRMEDİK”

Dünya’da güç noktalarının yer değiştirdiğine dikkat çeken AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal,  Bugün içinde bulunduğumuz dünya 150 yıl önce gibi büyük bir değişimin kenarında. 150 yıl önce sanayi devrimini konuşuyorduk, bugün dijital devrim ve bunun sonuçlarını konuşuyoruz. Bugün artık Amerika’nın, Avrupa’nın nasıl merkez olmaktan çıktığını konuşuyoruz. Bunu biz söylemiyoruz; bunu onu söylüyorlar. Neden güç merkezleri dünyada yer değiştiriyorlar; insanın üzerinde yükseldiği değerleri yok ederseniz ne gücünüz kalır, ne kudretiniz kalır. İnsan bozuldu mu elinizde hiç  bir gücünüz kalmaz. Bugün Amerika psikopatolojiyi tartışıyor. Çünkü değer kaybolduğu zaman geriye psikopatoloji kalıyor. Bunun araştırılması yapıldığında ortaya üç sebep çıkıyor. Birinci sebep; artık aile mefhumunun maalesef gücünü kaybetmiş. Anne babalar çocuklarına değer aktaramıyor olmaları. İkinci sebep; düzen fikrinin ortadan kaybolmaya başlaması artık insanların yasaya, düzene riayet etme konusunda ciddi bir sorun yaşadığı gösterdikleri ortaya çıkıyor. Üçüncü sebep ise dinlerin birey üzerindeki etkisinin yok olması. Bu üç sebebin Avrupa ve ABD merkezinde ciddi şekilde psikopatoloji ortaya çıkardığını gösteriyor. Bizim en çok değerlerimizi korumamız gerekiyor, inançlarımızı korumamız gerekiyor. Bizi biz yapan kimliğimizi, maneviyatımızı korumamız gerekiyor. Arzumuzun, nefsimizin peşinden değil derdimizin davamızın peşinden koşmamız gerekiyor. Çünkü eğer bir insanı kıymeti ne kadar derseniz, bir insanın değeri amacı kadardır. İnsanın kıymetini mi öğrenmek istiyorsunuz amacına bakın. Amacı nefsi, arzuları, hevesi, makam-mevki olandan hiçbir şey olmaz. Ama amacı ülkesi, bayrağı, milleti, imanı olandan da her şey olur. Sizin amacınız nefsiniz, hevesiniz olmayacak. Derdiniz milletiniz, bayrağınız, imanınız olacak. Derdiniz bu milleti ayağa kaldırmak olacak. 15 Temmuz’da olduğu gibi yeri geldiğinde bu aziz millet için ölmek, ölmeyi göze almak olacak. Bu kutlu yürüyüşün devamına dair birilerinin korku endişe yaydığını görürseniz, ondan uzak durun. Çünkü biz Recep Tayyip Erdoğan’ın gözlerinde hiçbir zaman kaygı ve endişe görmedik. Hiçbir zaman korku görmedik. Biz Tayyip Erdoğan’ın gözlerinde en küçük endişe ve şüphe görmedik. 15 Temmuz’da gözlerinde endişe ve korku görmedik. 17-25 Aralık’ta Recep Tayyip Erdoğan’ın gözlerinde en ufak bir kaygı görmedik. Tayyip Erdoğan’ın gözleri her zaman çakmak çakmak cesaret ve iman doluydu. Bizi 2020-2053-2071 inanmaya ihtiyacımız var” dedi.

 

ÜNAL: “SİZ BİZİ HANGİ YAPTIRIMLA KORKUTUYORSUNUZ”

Türkiye’nin dünyada oyun kurucu haline geldiğini ve geride kalan 17 yılda her türlü tehdit ve yaptırıma karşı çıktığını belirten Ünal, “  Bugün dünyada güç merkezleri yer değiştirirken bugün Türkiye dünyada oyun kurucu haline gelmişken, İran, Libya ve Suriye’de oyun kurucu halindeyken biz Türkiye’nin içerde daha yüksek umut ve inançla hareket etmesi gerektiğini biliyoruz. Bunu yapacak olan da birlik-beraberliğimizdir. Bize diyorlar ki; Türkiye’ye yaptırım uygularlar. Ben size soruyorum; kapatma davası bir yaptırım değil miydi? 367 bir yaptırım değil miydi? Cumhuriyet mitingleri bir yaptırım değil miydi? Ordu göreve mitingleri bir yaptırım değil miydi? Gezi bir yaptırım değil miydi? 17-25 Aralık yargı darbesi bir yaptırım değil miydi? Terör bir yaptırım değil miydi? 411 el kaosa kalktı diyenler bacımın başörtüsüne yasak getirmeye kalkanlar bunlar bir yaptırım değil miydi? 15 Temmuz bir yaptırım değil miydi? Biz bu yaptırımların hepsini paramparça ettik. Bizim aşamayacağımız bir engel mi var? Siz bizi hangi yaptırımlarla korkutuyorsunuz. Biz bütün sınamalardan geçtik. Önümüzde bir sınama var. O da AK Parti’nin teşkilat mensuplarının birbiriyle olan hukuklarını korumak, kardeşliklerini muhafaza etmektir. Asla ayrılık gayrılık yok. Giden gitmiş, birileri istediklerini alamadıkları için birileri istedikleri olamadıkları için birileri daha genel başkan olur olmaz kendisini lider sandığı için bu teşkilatlar ve millet bir dakika bu siyasetin ve milletin bir lideri var dediği için lider olamadığı için gidenler gitsen zaten bizim onlarla işimiz olmaz. Ama bizi kendi içimizde birliğimizi, beraberliğimizi devam ettireceğiz” dedi. 

 

“TÜRKİYE’Yİ BUDAMALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Balıkesir’deki iki günlük ziyaretlerinin çok güzel geçtiğini belirten Ünal, “İki gündür Balıkesir’deyim ve çok güzel şeyler gördüm. Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz, belediye başkanımız, teşkilatlarımızın çok güzel uyum içerisinde çalıştığını gördüm. Bunu pekiştirmek lazım. Bunu güçlendirmek lazım. Çünkü bunlar hazırlık içerisindeler. 2023’e giderken birilerinin hangi tuzakları kurduklarına dikkat edin. Eskiden Türkiye gelen tüm tehditleri kendi içinde karşılamak durumunda kalmıştı. Türkiye’yi şu hale getirmişlerdi; uzadığı zaman buda, kuruduğu zaman sula. Türkiye’yi ne oldururlar ne öldürürler. Birilerinin bu ülkeyi budamasına izin vermeyeceğiz deyip o elleri kırdık. Türkiye daha yeni başlıyor” dedi.